“Küçük Yumruklar, Büyük Hikayeler” atölyesi, Bolu’nun Kıbrıscık ilçesinde karate sporu ile buluşan çocukların deneyimlerini kendi anlatılarıyla görünür kılmayı amaçlayan katılımcı bir dijital hikaye anlatımı çalışmasıdır. Başarılarıyla hem ailelerini hem de yaşadıkları kenti gururlandıran minik sporcular, atölye süresince yalnızca sporcu kimliklerini değile mek, disiplin, cesaret ve dayanışma ile örülü kişisel yolculuklarını da paylaşma imkanı bulmuştur.
Atölye sürecinde çocuklar, karateye nasıl başladıklarını, ilk antrenman deneyimlerini, karşılaştıkları zorlukları, aldıkları motivasyonu ve sporun yaşamlarına kattığı değişimleri kendi ifadeleriyle anlatılaştırmıştır.
Ardından bu anlatıları kısa bir hikaye kurgusuna dönüştürerek metinlerini seslendirmiş; fotoğraf, çizim ve kişisel görsellerle destekleyerek dijital hikaye formatında kayda almıştır. Böylece her katılımcı, kendi karate yolculuğunu 2,5–3 dakikalık öznel bir dijital anlatı olarak üretmiş ve paylaşılabilir bir içerik haline getirmiştir.
Ortaya çıkan hikayeler, yalnızca bireysel başarıların kaydı olmakla kalmamış; küçük bir ilçede spor kültürünün nasıl yeşerdiğini, çocukların birbirinden güç alarak nasıl ilerlediğini ve yerel imkanlar içinde kurulan dayanışma ağlarını da görünür kılmıştır. Atölye çıktıları sayesinde Kıbrıscık’ın spor alanındaki birikimi yerelden dijital dünyaya taşınmış; çocukların sesleri, karatenin bir spor dalı olmanın ötesinde nasıl bir özgüven ve aidiyet alanı yarattığını anlatan güçlü tanıklıklara dönüşmüştür.